HOŞGELDİNİZ
  JİTEM
 



Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele

Vikipedi, özgür ansiklopedi

 
Git ve: kullan, ara
JİTEM elemanları 1990-1991 yıllarında Diyarbakır'ın Şehitlik semtinde yeralan JİTEM Bölge Karargâhı'nda toplu hâlde

Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele (daha çok kısaltması olan JİTEM adıyla anılır), devletin PKK ile mücadelesi için kurulduğu iddia edilen ancak resmî olmayan ve varlığı devlet kurumları tarafından onaylanmamış bir jandarma istihbarat teşkilatıdır. Varsayılan kurumun Ergenekon'un askerî kanadı olduğu[1] ve Güneydoğu'daki pek çok faili meçhul cinayetten sorumlu olduğu da iddialar arasındadır.[2]

Konu başlıkları

[gizle]

Varlığı hakkında tartışmalar [değiştir]

Abdülkadir Aygan, KDP lideri Mesut Barzani, dönemin Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Necati Özgen ile Diyarbakır Orduevi'nde toplantıda (1992-1994 yılları arasında bir tarih)

Sabah gazetesinin ortaya çıkardığı JİTEM'in tarihçesinin ve örgütlenme modelinin anlatıldığı iddia edilen belgeye göre teşkilat, 27 Ağustos 1987 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı'na bağlı olarak "Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı (JİTEM)" adıyla kurulmuştur.[3] Başlangıçta, Mardin, Silopi, Batman'da faaliyet alanı olarak belirlenmiştir ve toplam iki grup, on bir tim, bu kuruluş içerisinde faaliyetlerini göstermiştir.[3]

Susurluk kazasının ardından TBMM'de kurulan Susurluk Komisyonu'na bilgi veren eski Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman, "Jandarma teşkilatı içinde JİTEM adında legal ya da illegal bir örgüt kurulmadığını" savunmuş ancak jandarma dışında bu ismi kullanıp kanunsuz işler yapan bir grubun olduğunu söylemiştir.[4][5]

Binbaşı Ersever’in İtirafları kitabının yazarı araştırmacı Soner Yalçın’a göre JİTEM, 1987 yılında Binbaşı Arif Doğan tarafından Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı bünyesinde kurulmuş; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır, Samsun ve Erzurum’da örgütlenmiştir. Yalçın, JİTEM içerisnde muvazzaflar ve hapishaneden özel izinle çıkarılan PKK itirafçılarının da olduğunu öne sürmüştür.[4]

Susurluk skandalından yaklaşık bir yıl sonra Başbakanlık teftiş kurulu başkanı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan Susurluk Raporu da Soner Yalçın'ın bir çok iddiasını doğrulamıştır. Savaş'ın raporuna göre JİTEM özel timlerin idaresi amacıyla Hulusi Sayın’ın Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanlığı (1981-1985) döneminde kurulmuş ve bölgede etkili çalışmalar yapmıştır. Bünyesinde çok miktarda korucu ve itirafçı bulunması nedeniyle ferdi suç oranı yükselmiştir.[4][6] Ayrıca, Susurluk raporunda yer alan Şerif Avşar cinayetinde JİTEM'ci olduğu öne sürülen eski uzman çavuş Gültekin Sütçü, 2008 yılında Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.[7][8]

1995 Nisan ayında TBMM faili meçhul cinayetler komisyonunun hazırladığı raporda JİTEM'in faaliyetlerinin ne olduğu anlaşılamadığı, devlet organlarının kanunlarla sınırlı görev ve yetkileri aşılıp, yasal boşluklardan yararlanıp yeni kurumlaşmalara gidildiği belirtilmiştir. Raporda JİTEM; yetkisiz, görevsiz olduğu polis mıntıkasında polisten habersiz operasyon yaptığı ileri sürülmüş, yasal dayanağı olmayan ve kuruluş amacından saparak bazı yasadışı olaylarla birlikte anılan bu teşkilâtın faaliyetlerine son verilmesi gerektiği belirtilmiştir.[4]

Emniyet Müdürü Hanefi Avcı JİTEM davası için talimatla verdiği ifadesinde JİTEM'in varlığının resmi düzeyde kabul gördüğünü söyledi. Diyarbakır Asayiş Kolordu Komutanlığı ve Diyarbakır Alay Komutanlığı içerisinde tahsis edilen yerlerde JİTEM levhaları bulunduğunu ifade eden Avcı, Ersever ve ekibinin yapmış olabileceğini tahmin ettiği olayları, HADEP İl Başkanı Vedat Aydın’ın kaçırılıp öldürülmesi, Yeni Ülke gazetesinin yakılması, baro başkanın arabasına bomba konulması, Aydınlık ya da benzer bir derginin basılarak bir kişinin öldürülmesi olarak sıraladı.[9]

Emekli tuğgeneral Veli Küçük sanık olarak yer aldığı Ergenekon davasında yaptığı savunmasında Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde hiçbir zaman böyle bir birimin olmadığını ve bu isim kullanılarak sanki gizemli, gayriyasal bir oluşum varmış izlenimi yaratılmaya çalışıldığını iddia etti.[10][11][12]

Arif Doğan'ın ifadesi ve belgeleri [değiştir]

Albay Arif Doğan, 14 Ağustos 2008'de Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Operasyon kapsamında Doğan’ın depo olarak kullandığı İstanbul Beykoz’daki bir evde yapılan aramalarda ise çok sayıda "JİTEM belgesi", 2 kaleşnikof marka tüfek, bin adet mermi ve bin boş kovan ile 280 adet el bombası bulundu.[13] Doğan'dan ele geçirilen 1989-1991 yılları arasına ait dökümanlarda "JİTEM" adının kullanıldığı görülmektedir.[14] Doğan ifadesinde JİTEM'i kendisinin kurduğu ve daha sonra Veli Küçük'e devrettğini itiraf etmiştir.[15][14][16]

Doğan'dan ele geçirilen bir belgede "örgütü geri bölgesindeki kamplarında vurabilmek maksadıyla PKK’nın ideolojisiyle ters düşen örgütlerle görüşme yapıldığı ve bu görüşmelerin bir örgütle üst seviyeye kadar ulaştığı" bilgisi yer almaktaydı. İddianamede adı açıklanmayan bu örgütün Hizbullah olduğu iddia edildi.[14] Ergenekon iddianamesinde ayrıca JİTEM'in kuruluşunda emir-komuta zinciri içinde olmasına rağman özerk bir hale gelen yapının hukukdışı işlere bulaştığı yorumları yapıldı.[17]

Faaliyetleri [değiştir]

Teşkilatın gözaltında tuttuğu kişilere Filistin askısı, falaka vb. yöntemlerle işkence uyguladığı ve yargısız infazlar yaptığı iddia edilir. Öldürdükleri kişilerin bazılarını gömerek gizledikleri bazılarını ise halkta korku yaratmak amacıyla bir yere attkları da iddialar arasındadır.[18] Türkiye'deki 17 547 faili meçhul cinayet dosyasının büyük çoğunluğu JİTEM'in aktif olduğu bölgelerde yer almaktadır.[19][20] Eski JİTEM elemanı Aygan'a göre de bölgede cinayetlerin %80'i JİTEM tarafından işlenmiştir.[1] MİT'te çalışırken kendisine Ergenekon ve JİTEM'in içerisine sızma görevi verildiği iddia edilen [21]gazeteci Tuncay Güney de JİTEM tarafından 1990'lı yıllarda öldürülen pek çok kişinin asitle yakıldıktan BOTAŞ tesislerinde açılan asit kuyularına gömüldüğünü öne sürmüştür.[22][23]

Uyuşturucu [değiştir]

JİTEM görevlilerinin uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yaptığı da iddia edilmektedir.[24][25][26] JİTEM adının ilk kez mahkeme tutanaklarına girdiği olay Yüksekova çetesi davasıdır. Silah ve uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere bir dizi suçtan yargılanan Yüksekova çetesi yapılanmasında Arif Doğan'ın da adı geçiyordu.[27]

İtirafçılar [değiştir]

İbrahim Babat [değiştir]

JİTEM elemanları 1990-1991 yıllarında Diyarbakır'ın Şehitlik semtinde yeralan JİTEM Bölge Karargahı'nda toplu halde. Soldan sağa: Hüseyin Tilki, Fethi Çetin, Recep Tiril, İbrahim Babat, Abdülkadir Aygan, Ali Ozansoy.

1967 yılında Suriye'de dünyaya gelen İbrahim Babat, 1984'te PKK'ya katıldı. Daha sonra örgüte güvenini yitirince kaçmaya karar verdi ve jandarmaya teslim oldu. Cem Ersever tarafından sorgulandıktan sonra Babat'a PKK'ya karşı mücadele etmesinin teklif edildiği ve "deşifre edilmemesi ve herhangi bir çatışmada ölü olarak gösterilmesi" isteği kabul edilince JİTEM adına çalışmaya başladığı iddia edilmektedir. Babat 1993'te İstanbul'a geçip tahsilat işleri ile uğraşmaya başladı. Ortağı Süleyman Ülger'i öldürmeye teşebbüsten arandığı sırada, ilişkisini hiç kesmediğini söylediği albay Arif Doğan'ın odasında yakalandı. 17 yıl hapse mahkum oldu. Bu ceza nedeniyle kendini aldatılmış hisseden Babat bildiklerini Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişlerine ve İstanbul DGM Başsavcılığına anlatmaya karar verdi. Babat, Kutlu Savaş'ın Susurluk raporuna giren ifadesinde şöyle demektedir:[28][29]

  « JİTEM birlikleri içinde teröre karşı başarılı çalışmalarımız olmakla birlikte açığa çıkmamış ve gizli kalmış ve bugün de devleti sıkıntıya sokan bazı keyfi, hukuk dışı, pis uygulamalar olmuştur. Teröre karşı mücadelede çok yararlı istihbari bilgiler getiren Hacı Ahmet Zeyrek ve Mehmet Bayar adındaki sivil vatandaşlar -ki bunlar ülkesini, devletini seven insanlardı- mantıklı hiçbir gerekçe öne sürülmeden faili meçhul bir şekilde katledildiler. Hacı Ahmet Zeyrek'i 1988'de Silopili olan Lokman Gündüz'e öldürttüler. Mehmet Bayar ise 1990 yılının başında çok kirli bir yöntemle imha edildi. Bayar'ın eline istihbarat gizli servislerinin kullandığı orijinal bombalı bir çanta verildi. İdil'li bir avukatla (Bu avukatın daha sonra Hasip Kaplan olduğu ortaya çıktı) randevu alındı. Mehmet Bayar'a 'Avukatın yanına bu çantayla gideceksin, görüşme esnasında çantanın kolundaki düğmeye basacaksın, ses kayıtlarını alıp bize getireceksin' dendi. Gerekli izahat yapıldıktan sonra Bayar'ı bir arabayla avukatın bürosunun yakınına bıraktık. Mehmet Bayar, arabadan indikten sonra daha büroya varmadan düğmeye basmış olacak ki, çanta infilak etti. Bunda esas amaç görüşmedeki bilgileri almak değil Mehmet Bayar'ı yem olarak kullanıp kendisiyle birlikte avukatı da imha etmekti »
   

Babat'ın ifadeleri üzerine Dönemin İdil Cumhuriyet savcısı, 16 Eylül 1989'da öldürülen üç kişi ile ilgili dosyayı tekrar açtı. 12 Kasım 1998 tarihinde, Babat'ın ifadesini almak amacıyla Midyat Cezaevi'ne naklini talep etti. Ancak Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü talebi reddetti. Bunun üzerine savcı, Babat'ın ifadesini bizzat almak için izin istediyse yine red yanıtı aldı. İdil savcısı daha sonra Babat'a yanıtlaması üzere 60 soru gönderdi ve bunların cevabı geldi. 25 Şubat 1999'da savcını talebiyle albay Arif Doğan'ın da talebi alındı ancak 8 Ocak 1999'da soruşturma hakkında görevsizlik kararı verilerek dosya Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi savcılığına gönderildi. Dosyası Diyarbakır DGM'de de bazı engellerle karşılaştı ve soruşturmadan bir sonuç alınamadı.[30]

İbrahim Babat 2002'de kamuoyunda Rahşan affı olarak bilinen yasadan yararlanarak tahliye edildi.[30]

Abdülkadir Aygan [değiştir]

Abdülkadir Aygan, 1986-1987 yıllarında Adana Kapalı Cezaevi 18 nolu itirafçılar koğuşunda arkadaşlarıyla (ayakta, soldan üçüncü)

JİTEM varlığı ve faaliyetlerine ilişkin en detaylı bilgi bir dönem bu kurum da çalıştığını söyleyen Abdülkadir Aygan'dan alınmıştır. Aygan 1980'li yılların başında PKK'ya katılmış ve 5 yıl sonra örgütten ayrılarak itirafçı olmuştur. Bir süre Diyarbakır Cezaevi'nin itirafçılar koğuşunda kalmış, cezasında indirime gidildiği için 1990 yılında serbest kalmıştır.[31] Tahliyesinin hemen ardından askere alınan Aygan'ın o dönem yüzbaşı olan Cem Ersever'in girişimleri ile yeni kurulan JİTEM'in ilk 7 kişilik kadrosunda yer aldığı iddia edilmektedir. 1990-2000 yılları arasında Aziz Turan kimliği ile JİTEM'de 10 yıl görev yapmıştır. Daha sonra Burdur İl Jandarma Alay Komutanlığı'na sivil memur olarak atanmış ve kısa bir süre bu görevini sürdürmüştür.[31][32] Memuriyetinin ardından İsveç'e yerleşen Aygan yaptığı bir iç muhasebenin ardından, JİTEM'de yaşadıklarını anlatmaya karar vermiştir.[32]

Aygan 2009 Ocak ayında Star gazetesine verdiği röportajda JİTEM'in sski Diyarbakır Grup Komutanı olduğu iddia edilen emekli Albay Abdülkerim Kırca'nın emriyle gerçekleştiğini söylediği pek çok cinayeti tek tek sıraladı.[33] Bu röportajdan bir kaç gün sonra Abdülkerim Kırca intihar etti.[34][35] Genelkurmay Başkanlığı Kırca'nın ölümü üzerine, basında yer alan haberlere sert tepki gösterdi. Yaptığı basın açıklmasında Aygan'ı "sözde itirafçı" olarak niteledi.[36]

Yapılanma [değiştir]

Bir röportajında JİTEM'e ait olduğunu söylediği resmi maaş bordrosunu gösteren ve bir görev yatığı yerde JİTEM yazılı tabela bile bulunduğunu öne süren Abdülkadir Aygan'a göre teşkilatın şeması şöyledir:[37]

  • Jandarma Genel Komutanlığı
  • İstihbarat Başkanlığı-Gruplar Komutanlığı
  • Grup Komutanlıkları (yedi ayrı bölgede konumlanmış)
  • Tim Komutanlıkları-Birimler

Faili meçhul cinayetler [değiştir]

Abdülkadir Aygan'ın anlatımlarında JİTEM tarafından öldürüldüğü söylenen kişiler şunlardır: Musa Anter, Vedat Aydın, Musa Toprak, Mehmet Şen, Talat Akyıldız, Zahit Turan, Necati Aydın, Ramazan Keskin, Mehmet Ay, Murat Aslan, İdris Yıldırım, Servet Aslan, Sıddık Yetmez, Edip Aksoy, Ahmet Ceylan, Şahabettin Latifeci, Abdülkadir Çelikbilek, Mehmet Salih Dönen ve ismi öğrenilemeyen amcası, İhsan Haran, Fethi Yıldırım, Abdülkerim Zoğurlu, Zana Zoğurlu, Melle İzzettin ve ismi öğrenilemeyen şoförü, Hakkı Kaya, Harbi Arman, Fikri Özgen ve Muhsin Göl.[38]

Abdülkadir Aygan 1990-1991 yıllarında Diyarbakır'ın Şehitlik semtinde yeralan JİTEM Bölge Grup Komutanlığı'nda. Fotoğrafı çeken: Cem Ersever

Bu kişilerden 1969 doğumlu Açık Öğretim 2. sınıf öğrencisi olan Murat Aslan; 10 Haziran 1994 gününde Diyarbakır'a bağlı Yenişehir Semti, Ali Amiri 1. Sokak'ta arkadaşlarıyla birlikteyken polis kimliği gösteren kişilerce yaka paça bir arabaya bindirilmiş ve o günden itibaren kendisinden haber alınamamıştır. Abdülkadir Aygan'ın yıllar sonra Ülkede Özgür Gündem gazetesine verdiği röportajda Abdülkerim Kırca'nın emriyle,[39] Murat Aslan'ın zorla sivil Toros arabaya bindirilerek Silopi JİTEM İstihbarat Tim Komutanlığı'na götürüldüğünü ve burada işkenceyle sorgulandıktan sonra Dicle Nehri'nin kenarında Körtük Köyü'nün karşısına düşen bir derede üzerine benzin dökülerek, yakıldığını iddia edilmiştir. Aygan'ın ifadeleri üzerine Murat Aslan'ın babası İnsan Hakları Derneği Şube Başkanı Selahattin Demirtaş ve Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu ile 19 Nisan 2004 günü Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdular. Talep üzerine avukat heyeti ile askeri yetkililer ve bir doktorla olay yerine gidildi. Savcı Ayhan Önder'in açtırdığı mezardan, toprağın yaklaşık 15 cm altında yanık izleri belli olan kemikler çıktı. Yapılan DNA testinde kemiklerin Murat Aslan'a ait olduğu kesinleşti.[38][40]

1995 yılında Şırnak’ın Silopi ilçesi'nde yaşayan Hasan Ergül, kaçırılmış ve kendisinden bir daha haber alınamamıştı. Yine yurtdışında yaşayan Aygan’ın ifadeleri üzerine, Elazığ kimsesizler mezarlığında bir mezar açıldı. Mezardan alınan kemik parçaları üzerinde yapılan DNA testi sonucu cesedin Hasan Ergül'e ait olduğu kesinleşti.[41]

Yüksek rütbeli asker ölümleri [değiştir]

1990'lı yıllarda Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis ve ekibinden olan pek çok komutan kuşkulu bir şekilde ölmüştür. Bu askerlerin ortak yanı ise halka yakın, yasadışı şiddet yöntemlerini tasvip etmeyen, bu tip yaklaşımların bölge halkını PKK'ya yaklaştırdığını savunanan kişiler olmalarıydı.[42]

Bitlis'in ekibinden olan Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden'in, 12 Ağustos 1995'te PKK ile girdiği bir çatışmada alnından vurularak hayatını kaybettiği açıklanmış cenazesi eşinin talebine rağmen otopsi yapılmadan toprağa verilmişti.[43] Mardin'de görev yaptığı sırada PKK ve JİTEM'in uyuşturucu ticaretini ortaya çıkaran ve resmî aracına kurulan bir pusudan sağ olarak kurtulan[26] albayın eşi Tomris Özden, 1995'ten bu yana, "eşinin ölümünü kuşkulu bulduğunu" ifade etmiştir. Tomris Özden, cenaze sırasında eşinin ölüsüne baktığında resmi ölüm raporundakinin aksine alnından vurulmamış olduğunu söylemektedir.[44] Bayan Özden, eşinin Mardin'de görev yaptığı sırada Veli Küçük ve ekibi tarafından JİTEM'e girmesi yönünde baskı yapıldığını da öne sürmüştür.[26] Bunların yanısıra, bir PKK itirafçısı Özden'in çatışmada ölmediğini iddia etmiş ve Özden'in emrinde çalışan askerlerden biri “Komutanımızı yanındaki asker öldürdü” açıklamasında bulunmuştur.[26]

Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın 22 Ekim 1993 tarihinde Lice Asayiş Bölük Komutanlığı binası önünde vurularak öldürülmüş, suikastın PKK tarafından gerçekleştirildiği duyurulmuştu. Ancak, Yüksekova Çetesine yönelik soruşturma kapsamında sorgulanan bir çete üyesi verdiği ifadede Aydın'ın JİTEM adına çalışan itirafçılar tarafından öldürüldüğünü iddia etmiş,[43][45] Ergenekon soruşturması için ifade veren "Deniz" kod adlı gizli tanık, Aydın'ın bir asker tarafından öldürüldüğünü, cinayeti işleyen askeri de başka bir askerin öldürdüğünü söylemiştir.[46][43]

Genelkurmay ise JİTEM iddialarını reddetmekte, Özden ve Aydın'ın PKK tarafından öldürüldüğünü savunmaktadır.[47]

Güçlükonak Katliamı [değiştir]

Ocak 1996'da içerisinde 11 köylünün bulunduğu bir minibüs tabur Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde silahlı bir grup tarafından durdurulmuş ve kimliği belirlenemeyen bu kişilerce kurşun yağmuruna tutulup yakılarak katledilmiştir. Olayın hemen ardından Genelkurmay Başkanlığı, saldırının bir PKK eylemi olduğunu ilân ederken PKK ise bu olayı üstlenmemiş ve ilgilerinin olmadığını açıklamıştır.[48] Katliamın devlet güçleri tarafından işlendiğine dair bir çok iddia atılırken,[49][50][51][52] olaydan 13 yıl sonra dönemin İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Adnan Ekmen, Yeni Aktüel dergisine verdiği bir röportajda; katliamı PKK'nın değil JİTEM'in gerçekleştirdiğini savunmuştur.[53][54] Ekmen, vücutları elbiseleri ve üzerlerindeki tüm malzemeler yanarak kül olan 11 kişinin tümünün kimliklerinin sapasağlam ve askerin elinde çıktığını ve görüştüğü bir korucubaşının da katliamı PKK'nın gerçekleştirmediği iddiasını doğruladığını belirtmiştir.[54] Ekmen, Güçlükonak Katliamının yaşanmasından bir gün sonra Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller Partisi ve sosyalistlerin verdiği ve PKK’nın ateşkesine Türkiye Devleti’nin ne cevap vereceğinin sorulacağı karar tasarısının görüşülecek olmasına dikkat çekmiştir. Türkiye; Avrupa Parlamentosu'na PKK'nın Güçlükonak Katliamı ile ateşkesin bozuluğunu öne sürmüştü. Adnan Ekmen, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara çağrıda bulunarak isterlese bildiklerini anlatacağını söylemiştir.[54]

Ayrıca Güçlükonak Katliamı'nın gerçekleşmesinden yaklaşık altı ay sonra "Aydın ve sanatçıların oluşturduğu Barış İçin Bir Araya Çalışma Grubu" katliamın devlet güçlerince gerçekleştiği iddisıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuş, AİHM'de görülen dava sonucunda Türkiye "etkili soruşturma yürütmediği" için mahkûm edilmişti.[48][55]

Ergenekon savcılarına gelen bir ihbar mektubunda olayın sorumlusunun Ergenekon zanlısı albay Mustafa Levent Göktaş olduğunun iddia edilmesi[56] üzerine bu olay hakkında tekrar soruşturma açılmıştır.[57]

Musa Anter [değiştir]

Yaptığı itiraflarda Diyarbakır'da 10 yıl önce kaybolan Murat Aslan'ın Silopi'de gömüldüğü yeri tarif eden ve cesedinin bulunmasına sağlayan Abdülkadir Aygan 20 Eylül 1992’de kimliği belirsiz kişilerce öldürülen Kürt yazar Musa Anter'in kendisinin içinde olduğu bir tim tarafından öldürüldüğünü söyledi. [58][59][18]

Gaffar Okkan [değiştir]

Abdülkadir Aygan, 2004 yılında bir röportajında Gaffar Okkan suikastına değinmiş ve "Diyarbakır'da 10 yıl görev yaptım. Ne tür güvenlik önlemleri alındığını iyi biliyorum. Bir kişinin, resmi bir hüviyete sahip değilse ya da arkasında bir resmi güç, askeriye, emniyet, MİT yoksa silahlı olarak şehir içinde eylem yapması, sonra da uzaklaşıp gitmesi ve izini kaybettirmesi çok zordur." demiştir. Aygan, JİTEM'e çalışan ve Gaffar Okkan'ın JİTEM hakkında bilgi almak için emniyette sorguldığı Muhsin Gül'ün poliste işkenceye alınıp çözüldüğünü, daha sonra Gül'ün JİTEM tarafından öldürüldüğünü de kaydetti.[60]

Cizre'deki 20 faili meçhul [değiştir]

Eski Cizre Jandarma Alay Komutanı Cemal Temizöz 23 Mart 2009 günü Cizre'de görev yaptığı sırada yaşanan faili meçhul cinayetler nedeniyle gözaltına alındı. Bu olayın öncesinde Cizre'nin Kuştepe köyünde faili meçhul cinayet iddiaları hakkında yapılan kazı çalışmaları sonucu 20 kemik parçası bulunmuş ve soruşturma kapsamında eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atak ve oğlu tutuklanmıştı. Olay hakkında gözaltına alınan kişilerin ifadelerinde Temizöz'ün adı geçmekteydi.[61]

2009 Temmuz ayında açıklanan 104 sayfalık iddianamede Cizre'deki 20 cinayetten sorumlu tutulan Temizöz'ün 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.[62]

JİTEM davası [değiştir]

1990'lı yıllarda Diyarbakır ve çevresinde 8 kişi kaçırılarak öldürülmesi ile ilgili başlatılan soruşturmalarda, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, Abdülkadir Aygan ve albay Abdülkerim Kırca'nın aralarında bulunduğu 8 kişi olaylardan sorumlu tutuldu. 1992 açılan hazırlık soruşturmaları 2005'te sona erdi ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 8 dosyayı birleştirerek dava açtı. Görevsizlik kararları nedeniyle 2009'a kadar askerî ve sivil mahkemeler arasında gidip gelen 8 cinayetle ilgili davaya Diyarbakır'da bulunanmahkemelerin bakması kararına varıldı.[63]

Şemdinli olayları [değiştir]

Wikisource-logo.svg
Vikikaynak'ta, Şemdinli İddianamesi ile ilgili metin bulabilirsiniz.
Bagajdan çıkan belgelerden Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi'nin krokisi

Yakın zamanda JİTEM adının Türkiye gündemine geldiği en önemli olay 2005'te Şemdinli'deki Umut kitabevinin bombalanmasıdır. 9 Kasım 2005 günü Seferi Yılmaz'a ait kitap evi JİTEM mensubu olduğu iddia edilen[64] 3 kişi tarafından bombalanmış ve bir kişi ölmüştür. Olayın sorumluları astsubay başçavuş Ali Kaya, Özcan İldeniz ve Veysel Ateş halk tarafından yakalanarak polise teslim edilmiştir. Olayların ardından TBMM başkanı Bülent Arınç JİTEM'in varlığı konusunda açıklama yapılmasını istedi.[65]

Şemdinli olayları hakkında Van Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Sarıkaya tarafından hazırlanan iddianamede olayın devlet görevlileri tarafından düzenlenen bir terör eylemi olduğu savunulmuş,[66] bunun yanısıra dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt hakkında da bir dizi iddia da bulunulmuştur. Sarıkaya, iddianamesinde Büyükanıt'ın sanık Ali Kaya için, 'Tanırım, iyi çocuktur' sözleriyle adli yargıyı etkilemeye teşebbüs ettiğini Diyarbakır'da 7. Kolordu'da görev yaptığı sırada suç işlemek amacıyla çete kurduğunu öne sürdü. [67]Yaşar Büyükanıt hakkında soruşturmaya talebi Genelkurmay tarafından reddedilirken savcı Ferhat Sarıkaya Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20 Nisan 2006 günü almış olduğu kararla meslekten tardedilmiştir. Kurulun 5 hukukçu üyesi ve Adalet bakanı Cemil Çiçek ihraç yönünde oy kullanırken tek karşı oy müsteşar Fahri Kasırga'dan geldi. [68] Ancak mahkeme Sarıkaya'nın iddianamesinin iade edilmesini gerek görmemiş çalıştırılmasına lüzum görülmemiş ve sanıklar 39'ar yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.[69] Akabinde yargılamayı yürüten mahkeme üyeleri gene HSYK tarafından bu mahkemeden alınarak başka yerlere gönderilmiştir. Bu karar daha sonra Yargıtay'ın önüne gelmiş ve Yargıtay tarafından olayda askeri yargının görevli olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.[70] Üyeleri değiştirilen mahkeme tarafından da bu görevsizlik kararına uyularak dosya askeri ceza mahkemelerine gönderilmiştir. Sivil mahkemenin ağır cezalara çarptırdığı sanıklar, askeri mahkeme tarafından ilk celsede serbest bırakılmışlardır.[71] Askeri mahkemede sanık Tanju Çavuş 8 yıl ceza almıştır.

Kaynakça [değiştir]

  1. ^ a b JİTEM Ergenekon`un askeri kanadıdır. Evrensel (4 Ekim 2008). 23 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  2. ^ Tuna, Banu. 4653 faili meçhul belgeseli. Savaş Karşıtları. 30 Ağustos 2009 tarihinde erişilmiştir.
  3. ^ a b İşte JİTEM'in belgesi. Zaman. 30 Ağustos 2009 tarihinde erişilmiştir.
  4. ^ a b c d Yedig, Serhan (20 Kasım 2005). Bir var bir yok Hem var hem yok JİTEM. Hürriyet . 21 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  5. ^ JİTEM vardır!. Milliyet (16 Şubat 2006). 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  6. ^ Savaş, Kutlu. Susurluk Raporu. VikiKaynak. 10 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  7. ^ JİTEM'ci askere 30 yıl. Radikal (21 Mart 2008). 21 Mart 2008 tarihinde erişilmiştir.
  8. ^ Ekinci, Burhan (20 Mart 2008). Jitemci çavuşa önce tahliye sonra ceza. Taraf . 22 Temmuz 2008 tarihinde erişilmiştir.
  9. ^ Avcı: JİTEM resmi düzeyde kabul görüyordu. NTVMSNBC (19 Temmuz 2009). 24 Temmuz 2009 tarihinde erişilmiştir.
  10. ^ Veli Küçük: Devlet komplo kurdu. NTVMSNBC (16 Aralık 2008). 22 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  11. ^ Ocak, Serkan (16 Aralık 2008). Veli Küçük Ergenekon’da da sustu. Radikal . 22 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  12. ^ Çapraz sorguda zor sorular Veli Küçük'ü susturdu. Zaman (16 Aralık 2008). 22 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  13. ^ JİTEM’in kurucusu Ergenekon’dan gözaltında. NTVMSNBC (15 Ağustos 2008). 5 Eylül 2008 tarihinde erişilmiştir.
  14. ^ a b c Şık, Ahmet (26 Mart 2009). Kurucusundan JİTEM gerçekleri. Habervesaire. 5 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  15. ^ Şardan, Tolga; Karapınar, Türker (21 Ağustos 2008). JİTEM’i ben kurdum, Veli Küçük’e devrettim. Milliyet. 5 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  16. ^ Karapınar, Türker (16 Ağustos 2008). Emekli Albay Doğan: JİTEM’in uygulacısıydım. Milliyet. 5 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  17. ^ Şık, Ahmet (26 Mart 2009). JİTEM’in illegal faaliyetleri. Habervesaire. 6 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  18. ^ a b Kuseyri, Murat (3 Ekim 2008). Savcılara hatırlatma. Everensel. 5 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  19. ^ Korkulu Rüya: Toros Taksi. Aktifhaber (27 Temmuz 2009). 4 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir. “Meclis Araştırma Komisyonu bir bilanço çıkardı. Buna göre kimliği belirsiz kişilerce öldürülenlerin sayısı 17 bin 547'ydi. Kimsenin kimseye hesap soramadığı o günlerde her yerde korku hakimdi.”
  20. ^ Katiller aramızda geziyor. Zaman (12 Ocak 2000). 4 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  21. ^ Tuncay Güney MİT'in İpek'iydi. Sabah (26 Kasım 2008). Asıl adresinden 26 Kasım 2008 tarihinde arşivlenmiştir. 22 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  22. ^ Gönültaş, Nuh (18 Şubat 2009). Binlerce Kürt asit çukurlarında eritildi!. Bugün. 18 Haziran 2009 tarihinde erişilmiştir. “Güney, JİTEM elemanları tarafından PKK'ya yataklık gerekçesiyle yargısız infazlarla öldürülen binlerce Kürt kökenli vatandaşın cesetlerinin asit çukurlarında eritildiği için bulunamadığını savunuyor.”
  23. ^ Kaçak Paşa'nın korku imparatorluğu. Bugün (17 Aralık 2008). 22 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  24. ^ Soner Yalçın, Binbaşı Ersever’in İtirafları, Doğan Kitap, 1994, ISBN 978-975-991-726-5
  25. ^ Düzel, Neşe (29 Ocak 2009). Abdülkadir Aygan: “Beni 45 bin dolara kaçırdılar”. Taraf. 14 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir. “Pis işler arasında uyuşturucu, silah var mıydı? Vardı ama ben çok şükür o işlere bulaşmadım.”
  26. ^ a b c d Arslan, Şaban (29 Kasım 2008). Albay suikastında 'Ebu Süfyan' kilidi. Yeni Şafak. 8 Temmuz 2009 tarihinde erişilmiştir.
  27. ^ JİTEM'in karanlık eylemleri, Türkiye'ye para ve itibar kaybettiriyor. Zaman (27 Ağustos 2008). 14 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  28. ^ Opçin, Tuncay (21 Ağustos 2008). Abdullah Çatlı gibi bir anda tanındı. Haber7. 19 Haziran 2009 tarihinde erişilmiştir.
  29. ^ Eymür, Mehmet (25 Mart 2002). "Yaşasın Adalet" Diyebilmek.... Anadolu Türk İnterneti. 1 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  30. ^ a b Başyurt, Erhan (24 Ağustos 2009). Babat'ın ifade vermesini de Ertosun mu engelledi?. Bugün. 1 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  31. ^ a b 'JİTEM'ci Aygan'ın itirafları ve büyük basın.... Yeni Şafak (6 Şubat 2005). 8 Temmuz 2009 tarihinde erişilmiştir.
  32. ^ a b İtirafçı Aygan'ın ilginç yaşam öyküsü. Haber7 (21 Ocak 2009). 8 Temmuz 2009 tarihinde erişilmiştir.
  33. ^ Yanımda kafalarına sıktı. Star (19 Ocak 2009). 29 Ağustos 2009 tarihinde erişilmiştir.
  34. ^ JİTEM’ci Abdülkerim Kırca intihar etti. NTVMSNBC (20 Ocak 2009). 29 Ağustos 2009 tarihinde erişilmiştir.
  35. ^ İnce, Fatih (20 Ocak 2009). JİTEM'ci Albay'dan son infaz. Yeni Şafak. 1 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  36. ^ Silahlı Kuvvetler JİTEM'ci albayı sahiplendi. Yeni Şafak (20 Ocak 2009). 29 Ağustos 2009 tarihinde erişilmiştir.
  37. ^ Çiçek, Nevzat (17 Aralık 2008). JİTEM tabelası bile vardı. Taraf . 19 Haziran 2009 tarihinde erişilmiştir.
  38. ^ a b Şık, Ahmet (3 Şubat 2005). Acı bir Susurluk öyküsü. Radikal . 21 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  39. ^ Duvaklı, Melik (18 Ocak 2009). Oğlumu öldüren JİTEM'ciye A. Necdet Sezer madalya verdi. Zaman . 29 Ağustos 2009 tarihinde erişilmiştir.
  40. ^ Ekinci, Burhan (2 Şubat 2005). İşte İtiraf, İşte Ceset! Sorumlular Nerede?. Bianet. 5 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  41. ^ Aslan, 22 Haziran 2009 (3 Şubat 2005). İtirafçı Aygan'ın, kayıp Hasan Ergül'le ilgili ifadesi doğru çıktı. Milliyet . 23 Haziran 2009 tarihinde erişilmiştir.
  42. ^ Düzel, Neşe (28 Ocak 2009). Abdülkadir Aygan: “Cem Ersever Ankara’ya bir bavul C4 götürdü”. Taraf. 27 Ağustos 2009 tarihinde erişilmiştir. “Ben Özden’in de, Bahtiyar Aydın’ın da PKK tarafından vurulduklarına inanmıyorum. Bilgileri yan yana koyunca bu insanların iç çekişmede tasfiye edildikleri meydana çıkıyor. Askerî güçlerin içindeki bir oluşumun sakıncalı gördükleri kişileri tasfiye etme planının suikastlarıdır bunlar. Eşref Bitlis, Bahtiyar Aydın ve Özden, bu mücadele tarzının halkı PKK’ya doğru kaydırdığını söyleyen komutanlardı.”
  43. ^ a b c Duvaklı, Melik (6 Temmuz 2009). Askerin soruşturduğu komutan ölümleri 'faili meçhul' kalıyor. Zaman. 8 Temmuz 2009 tarihinde erişilmiştir.
  44. ^ Metin Göktepe'nin son haberi. CanDündar.com (19 Ekim 1996). 8 Temmuz 2009 tarihinde erişilmiştir.
  45. ^ TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu Raporu/Bilgisine başvurulanlar. VikiKaynak. 30 Ağustos 2009 tarihinde erişilmiştir. “Bahtiyar AYDIN’ı bir PKK itirafçısının öldürdüğünü, sebebinin de Silahlı Kuvvetlerde bir kesimin şiddetten yana olduğunu, bir kesimin de şiddete, öldürmeye karşı olan, halkı kazanalım dediğini, Bahtiyar AYDIN’ın terörle mücadelede şiddete karşı olan bir insan olduğunu, bu nedenle öldürüldüğünü (...)”
  46. ^ Şahin, Helin (2 Mayıs 2009). Paşayı bir asker vurdu. Star. 8 Temmuz 2009 tarihinde erişilmiştir.
  47. ^ Gürak: Bahtiyar Aydın’ı PKK öldürdü. NTVMSNBC (5 Aralık 2008). 1 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  48. ^ a b Türker, Yıldırım (9 Şubat 2009). Güçlükonak katliamı. Radikal . 21 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  49. ^ Suç Duyurusu. Barış İçin Bir Araya Çalışma Grubu (16 Nisan 1996). 1 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  50. ^ Başlangıç, Celal (6 Ekim 2003). Türkiye'nin yakasındaki katliam. Radikal. 1 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  51. ^ "Birds or earthworms": the Güçlükonak Massacre, its alleged cover-up, and the prosecution of independent investigators (İngilizce). Amnesty International. 1 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  52. ^ Güçlükonak'ta ne oldu? (Video). Düşünce Suçuna Karşı Girişim. 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  53. ^ Korkmaz, Mehmet. ""Güçlükonak Katliamını Derin Devlet Yaptı"". Yeni Aktüel 184. 1 Eylül 2009 tarihinde erişildi.
  54. ^ a b c Keskin, Adnan (7 Şubat 2009). 11 köylüyü JİTEM yaktı. Taraf . 21 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  55. ^ Aslanbay, Ümit (4 Mart 2009). Babamı karakola götürdüler sonra öldüğü haberi geldi. Milliyet. 4 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir. “AİHM’nin bu konuda “etkili soruşturma yürütülmediği” gerekçesiyle Türkiye’yi tazminata mahkûm etmesinin ardından da bu sessizliğini bozmadı.”
  56. ^ İtirafçıdan kan donduran mektup. Star. Haber7 (10 Nisan 2009). 19 Haziran 2009 tarihinde erişilmiştir.
  57. ^ Keskin, Adnan (11 Nisan 2009). Katliam nihayet savcısını buldu. Taraf. 19 Haziran 2009 tarihinde erişilmiştir.
  58. ^ Duvaklı, Melik (28 Ocak 2009). JİTEM'in korkunç infazları medyada. Zaman . 21 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  59. ^ Balıkçı, Faruk (4 Şubat 2005). PKK itirafçısı: Musa Anter'i biz öldürdük. Hürriyet . 21 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  60. ^ JİTEM Öldürdü. Bianet (15 Mart 2004). 22 Şubat 2009 tarihinde erişilmiştir.
  61. ^ Komutana faili meçhul gözaltısı. NTVMSNBC (23 Mart 2009). 3 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  62. ^ Mavioğlu, Ertuğrul (22 Temmuz 2009). JİTEM cinayetleri itinayla örtbas edilir.... Radikal. 3 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  63. ^ JİTEM dosyası hem askeri hem sivil yargıda. NTVMSNBC (20 Temmuz 2009). 25 Temmuz 2009 tarihinde erişilmiştir.
  64. ^ 'Şemdinli değil Diyarbakır çetesi'. Radikal (26 Ocak 2006). 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir. “Şemdinli'de Umut Kitabevi'nin bombalanmasından sonra tutuklanan istihbaratçı astsubay Ali Kaya, daha önce Diyarbakır'da görev yaptı. Bu şahıs 'Mutkili Ali' olarak bilinir. Şemdinli olaylarının birinci halkası Diyarbakır olaylarıdır. Ali Kaya JİTEM mensubudur. Bir organizasyon vardır ve bu 1990'da başlamıştır.”
  65. ^ Arınç sordu: JİTEM nedir?. Radikal (14 Kasım 2005). 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  66. ^ Şemdinli İddianamesi/Genel değerlendirme. VikiKaynak (3 Mart 2006). 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir. “Bu değerlendirmeler ışığında Şemdinli’de ortaya çıkan olayda terör eylemi kullanılmıştır. Yani terör örgütlerinin yapmış olduğu eylemlerin bir benzeri kamu görevlileri tarafından yapılmış ve sonuçta Hakkâri, Yüksekova, Şemdinli, Van, Muş, İstanbul gibi yerlerde bu olayları protesto etmek için bir çok gösteri yapılmış, ölümler ve yaralanmalar meydana gelmiş, bina, araç ve gereç hasarları oluşmuştur.”
  67. ^ Soruşturmaya izin yok savcıya ceza talebi var. Radikal (21 Mart 2006). 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  68. ^ Van Savcısı Sarıkaya Meslekten İhraç Edildi. Bianet (20 Nisan 2006). 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  69. ^ Keskin, Adnan (20 Haziran 2006). Şemdinli'de karar: İki askere 39'ar yıl. Radikal. 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  70. ^ Keskin, Adnan (17 Mayıs 2007). Yargıtay: Terör ayrı askerlik ayrı. Radikal. 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.
  71. ^ Askeri Mahkeme Şemdinli Davasının "İyi Çocukları"nı Serbest Bıraktı. Bianet (14 Aralık 2007). 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir.

İlgili kitaplar [değiştir]

  • Soner Yalçın, Binbaşı Ersever’in İtirafları, Doğan Kitap, 1994, ISBN 978-975-991-726-5
  • Ecevit Kılıç, JİTEM, Timaş Yayınları, 2009, ISBN 9786051140513
  • Nevzat Çiçek, İtirafçı, Timaş Yayınları, 2009, ISBN 9789752639763
  • Nevzat Çiçek, Gerçek Cellat Kim: Tetiği Çeken Mi Çektiren Mi, Neden Kitap, 2009, ISBN 9789752542990
  • Çetin Ağaşe, Cem Ersever ve JİTEM Gerçeği, Bilge Karınca Yayınları, 2003, ISBN 9756553952
  • Ersin Kalkam, Katille Buluşma Bir Jitem Dosyası: Musa Anter Cinayeti, Güncel Yayıncılık, ISBN 9789756117408
  • Timur Şahan ve Uğur Balık, İtirafçı Bir JİTEM'ci Anlattı, Aram Yayınları, Eylül 2004, ISBN 9789758242979
 
  Bugün 8 ziyaretçi (25 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=