HOŞGELDİNİZ
  28 Şubat
 

28 Şubat süreci, 28 Şubat 1997'de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan ve irticaya karşı olduğu iddia edilen, ordu ve bürokrasi merkezli[1] süreç. Türkiye siyasi tarihine geçen kararlar ve kimilerince bir dönüm noktası olan bu kararların uygulanması sırasında Türkiye'de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda yaşanan değişimlere neden olan bir süreçtir. Yaşananlar, çeşitli kaynaklar tarafından post-modern darbe olarak adlandırılmıştır.[2][1]

Konu başlıkları

[gizle]

Gelişim süreci [değiştir]

12 Eylül Darbesi sonucu ortaya çıkan siyasetin etkisi ve Sovyetler Birliği'nin dağılması ve komünizm'in çökmesiyle, 1980 ve 1990'larda sağ partiler giderek güçlenmiş ve bunun sonucu olarak Refah Partisi, 1995 Genel Seçimlerinde birinci parti olmuştur.[kaynak belirtilmeli] 1996 yılında, seçimlerin ardından kurulan DYP-ANAP koalisyon hükümeti, Refah Partisi'nin güven oylaması hakkında hukuksal inceleme yapılması için Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuru haklı görülerek güven oylaması geçersiz sayıldığından dağılmıştır. Bunun üzerine TBMM'de birinci parti durumunda olan Refah Partisi ile ikinci parti olan DYP arasında kurulan 54. Hükümet (Refahyol hükümeti), 8 Temmuz 1996'da TBMM'de yapılan oylamada güvenoyu almayı başarmıştır.[3]

Koalisyonun kurulmasının ardından bu dönemde yaşanan bazı olayların, 28 Şubat sürecini tetiklediği ve hızlandırdığı iddia edilmektedir. Bu olaylar;

  • 3 Kasım 1996'da Susurluk'ta meydana gelen bir trafik kazasında mafya, siyasetçi, polis ilişkileri açığa çıktı. Başbakan Erbakan 'fasa fiso' dedi, Adalet Bakanı Şevket Kazan ise, aydınlık için bir dakika karanlık toplumsal eylemi için "Mumsöndü oynuyorlar" dedi.[5]
  • Kayseri'nin Refah Partili Belediye Başkanı Şükrü Karatepe, 10 Kasım 1996 tarihli Refah Partisi İl Divan Toplantısındaki konuşmasında, Türkiye'de henüz gerçek demokrasinin olmadığını, hâkim güçlerin herkesi kendi görüşleri doğrultusunda hareket etmeye zorladığını söyledi. Karatepe konuşmasında şunları söylemişti:[6]
Süslü püslü göründüğüme bakıp da laik olduğumu sakın sanmayın. Resmi görevim nedeniyle bugün bir törene katıldım. Belki başbakanın, bakanların, milletvekillerinin bazı mecburiyetleri vardır. Ancak, sizin hiçbir mecburiyetiniz yok. Refah Partili olarak yeryüzünde tek başıma da kalsam, bu zulüm düzeni değişmelidir. İnsanları köle gibi gören, çağdışı bu düzen mutlaka değişmelidir. Ey Müslümanlar sakın ha içinizden bu hırsı, bu kini, nefreti ve bu inancı eksik etmeyin. Bu bizim boynumuzun borcudur.
 

Karatepe bu konuşması nedeniyle 1 yıl hapis ve 420.000 lira ağır para cezasına mahkûm edildi.

  • Yüksek rütbeli subaylar 22 Ocak 1997 tarihinde Gölcük'te toplanarak irticanın iktidarda olduğunu tartıştılar.[8]
  • 30 Ocak 1997'de Sincan belediyesi Kudüs gecesi düzenledi. Belediye başkanı Bekir Yıldız, İran büyükelçisinin misafir olduğu gecede sahneye konulan cihad oyunu basında tepki oluşturdu. Star muhabiri Işın Gürel saldırıya maruz kaldı. Bekir Yıldız tutuklandı, mahkum edildi. [9]
  • 5 Şubat'ta Sincan'da askerler 20 tank ve 15 zırhlı araçla geçiş yaptı.[7]
  • 11 Şubat'ta Şeriata Karşı Kadın Yürüyüşü Ankara'da yapıldı.[7]
  • 28 Şubat'ta yapılan MGK toplantısı 9 saat sürdü. MGK laikliğin Türkiye'de demokrasi ve hukukun teminatı olduğunu sert bir şekilde vurguladı.[7]
  • 4 Mart'ta Başbakan Erbakan, MGK kararları yumuşatılmazsa imzalamayacağını söyledi ve imzalamadi[7]
  • 13 Mart'ta Başbakan Necmettin Erbakan, MGK kararlarını imzalamak zorunda kalmış ve daha sonra bu kararları imzalamadığını sadece ön yazıyı imzaladığını iddia etmiştir.
  • 21 Mayıs'ta Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, ‘‘Ülkeyi iç savaşa sürüklediğini’’ söyleyerek, RP'nin kapatılması için dava açtı.[7]
  • 3 Haziran'da Susurluk Davası 7 ay aradan sonra DGM'de başladı.[7]
  • 7 Haziran'da Genelkurmay, irticai faaliyetleri desteklediğini iddia ettiği firmalara ambargo koydu.[7]

Sonuç [değiştir]

28 Şubat 1997'deki MGK kararları hükümete bildirildi. Kararda, laiklik için yasaların uygulanması istendi, tarikatlara bağlı okullar denetlenmeli ve MEB'e devredilmeli, 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmeli, Kuran kursları denetlenmeli, Tevhidi Tedrisat uygulanmalı, tarikatlar kapatılmalı, irtica nedeniyle ordudan atılanları savunan ve orduyu din düşmanıymış gibi gösteren medya kontrol altına alınmalı, kıyafet kanununa riayet edilmeli, kurban derileri derneklere verilmemeli, Atatürk aleyhindeki eylemler cezalandırılmalı, deniliyordu.

Bu kararlar sonucunda Refahyol hükümeti istifa etti. Daha sonra ise Refah Partisi temelli kapatıldı.

Dış bağlantılar [değiştir]

Wikisource-logo.svg
Vikikaynak'ta, 28 Şubat Kararları ile ilgili metin bulabilirsiniz.

Kaynakça [değiştir]

  1. ^ a b 28 Şubat'ın anlamı... Yard. Doç. Dr. Erkan Yüksel. DördüncüKuvvetMedya.com. Erişim: 2 Mart 2009
  2. ^ Postmodern darbe mi? İsmet Berkan, Radikal.com.tr. Erişim: 2 Mart 2009
  3. ^ http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/AyinTarihi/1996/temmuz1996.htm Başbakanlık Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Temmuz 1996 bülteni
  4. ^ http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/AyinTarihi/1996/ekim1996.htm Başbakanlık Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Ekim 1996 bülteni
  5. ^ Sönen her mum hükümeti tüketiyor Milliyet.com.tr, Erişim 1 Mart 2009
  6. ^ http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1997/10/10/13261.asp 10 Ekim 1997 Hürriyet gazetesi
  7. ^ a b c d e f g h i j k Cumhuriyetin seyir defterinden Dosyalar.Hürriyet.com.tr. Erişim: 2 Mart 2009
  8. ^ http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=-110491 30 Ekim 1999 Hürriyet gazetesi
  9. ^ http://www.milliyet.com.tr/1997/02/14/siyaset/sincan.html 14 Şubat 1997 Milliyet Gazetesi
  10. ^ http://www.milliyet.com.tr/1997/08/12/siyaset/erbakan.html 12/08/1997 Milliyet Gazetesi
 
  Bugün 28 ziyaretçi (49 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=